AMAZON WOODEN HİKAYESİ

Amazon Wooden markasının arkasında aslında samimi bir aile öyküsü var. Yıl 2000, Amazon Furniture adında bir mağazamız vardı. Sokak arasında, küçük bir yerdi. Orada, babamın bir ahşap ustasıyla birlikte ürettiği masif dolapları, aksesuar mobilyaları sergiliyorduk. Ürünlerin hepsi el yapımıydı ve aynı zamanda modern çizgiler taşırdı. Bir süre sonra yollarını bizim sokaktan geçirmek isteyen müşterilerimiz oldu. “Yeni neler var?” diye sormaya gelirlerdi. Ziyaret gibi, sahici bir meraktı bu.

Ben ve abim o yıllarda ortaokula gidiyorduk. Arada okul çıkışı mağazaya gider, ufak tefek işler için babama yardım ederdik. Şimdi bakıyordum da, gerçekten işin içinde büyümüşüz abimle. Tabii, o yaşlarda mesleğimizi seçtiğimizi bilmiyorduk.  Sadece şunu hatırlıyorum, orada olmak hoşumuza gidiyordu.

İlk Ağaç Evimiz

2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin Hisar Kampüsü için tasarladığımız “Ağaç Ev” ilk önemli işlerimizdendi. Ahşap yapı sistemi ülkemizde çok bilinmeyen, dolayısıyla tercih edilmesi zor bir seçenekti.Günümüzde de bu sistemlerin çok yaygın olduğunu söyleyemeceğim. Bu yabancılığı fark ettik ve cesur bir adım atmak istedik. Babamın Ağaç Endüstri Mühendisi bilgisiyle bu yapıların mekaniğini çözdük. Ağaç Ev üniversitenin en sıcak yapılarından biri oldu.

Amazon Formlu Kontrplak

Ben orman mühendisliği, abim inşaat mühendisliği okurken babam işlerin seyrini formlu ahşap üretimine çevirmişti. Bu aslında Amazon Furniture’ın da sona yaklaştığına işaretti. Yıl 2006, adımız Amazon Formlu Kontrplak olmuştu. Büyük markalara seri olarak formlu ahşap ürün tedariği yapmaya başlamıştık.

Tasarımın Hayatımıza Girişi

Ciddi bir mücadelenin içindeydik, gece gündüz çalışıyorduk. Öte yandan, formlu ürünlerden elbette çeşit çeşit artık parçalar çıkıyordu. Babam bir gün o parçaları birleştirip kendisine bir dinlenme sandalyesi tasarladı! Böylece tasarım da işin içine girmeye başladı.

Üniversitelerden mezun olmuştuk ve babamın ekibine katılmayı istemiştik. Amazon Formlu Kontrplak olarak tasarımlarımızla formlu ahşap ürünlere istediğimiz ölçüde ve oranda estetik katabiliyorduk.

Müşterilerimizden Beslendik

Firmamız o dönem sadece atölyesinin önüne dizdiği ürünlerle insanların ilgisini topluyordu. Dayanıklı ve sağlıklı ürünlere kendimize özgü bir bakış yerleştirmiştik. Ürünlerimizi incelemeye gelen insanlarla bir süre sonra dostluklar kurmaya başlamıştık. Sohbet ettiğimiz kişilerden “Biz burayı gezmekten bile keyif alıyoruz.” “Ne güzel işler yapıyorsunuz.” “ Hafta sonları gönüllü olarak çalışmaya gelebilir miyim? Ahşabı çok seviyorum.” minvalinde bizi besleyen cümleler duymaya başladık.

Atölyelerimiz hiçbir zaman sadece kazanç odaklı olmadı. Çabamız en başından beri bizden ürün alanların hayatına değer katmaktı. Müşteri memnuniyeti gibi kurumsal cümleler yerine insanla bağ kurma şiarını benimsemiştik. Ziyaretçilerimizin bu cümleleri bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyordu. Ürünlerimize yönelik ilgi arttıkça işimize daha çok şevkle sarılıyorduk. Çeşit çeşit sandalyeler tasarlamaya başlamıştık. Üretiyor, ham halde toplu satışlar yapıyorduk.

Sürdürülebilir tek üretim malzemesi olan ahşabı, içinde yaşam kurulabilecek formlara dönüştürmek istiyorduk. Bu nedenle formlu lamine kiriş üretimine başladık. Önce bahçemize sonra büyük sitelere lamine ahşaptan kış bahçeleri yaptık.

Amazon Wooden Hayatımıza Giriyor

Zaman ilerledikçe, işler büyüyordu.  Artık üretimi tamamen kendi binamıza taşımanın zamanı gelmişti. Babamın bitirme tezi ahşap fabrika, abiminki ahşap yapıların statik hesaplarıydı. Bilgi ve tecrübeyi bir araya getirdik. Böylelikle Türkiye’nin tek ahşap fabrikası olan Amazon Wooden’ı 2016 yılında inşa ettik. Bir düşün gerçekleşmesiydi, bu. Çok mutluyduk. Bu binada dünyaca ünlü kadim tasarımlar da hayat buluyordu, cesur işlere de yer vardı. Ahşaba form verirken, yapılamayanı yaptığımız çok oldu, müşterilerimizin bize “son ahşap bükücü” demeleri bundandır.

Ahşap binamızı hayata geçirdikten sonra ürünlerimizin sevkiyatını da iyileştirmek istedik. Ürün gönderdiğimiz kişi sayısı ve ürünlerimizin gittiği mesafe artıyordu çünkü. İşin bu kısmında kimsenin uzmanlığı yoktu. Kargo süreçleri, olabilecek aksilikler, sevkiyat sırasında öngörülemeyen kazalar… “Tüm bunları nasıl başaracağız?” diye kendime sorduğum çok olmuştur.

Ama müşterilerimizin anlayışı, onlarla kurduğumuz güven bağının sahiciliği endişelerimi kısa sürede yatıştırdı. Korkuyu, kaygıyı bir kenara bırakıp en iyi hizmet için araştırmalara başladım. Şimdi tüm Türkiye’ye ürün gönderebiliyoruz. Yurt dışına ihracatımız başladı. Biz ufak tefek halimizle, küçük atölyede dolaşırken tüm bunları hayal bile edemezdik. Babamın öngörülü davrandığı ise aşikâr.Amazon Wooden Tasarım HikayeleriTasarım hikâyelerimiz, hep hayatın kendi akışı içinde doğdu. Bazen bir parça takıldı gözümüze, bazen “nasıl olurdu?” sorusu, bazen bir istek. Örneğin en sevilen modellerimizden biri olan Salsa’nın çıkış noktası benim babama gidip “Baba, bana hafif ama konforlu bir kitap okuma sandalyesi tasarlar mısın?” diye sormamdı.

Daisy, Abdülcanbaz’ın Ramon&Ramona isimli karakterlerinin  çizgilerinden alınan ilhamla şekillendi.

Roza, formlu bir parçanın üzerinde biriken talaş tozunun rüzgârda aldığı şekille ortaya çıktı.   

Görebilmek, hayal etmek, gece uykuya dalmadan önce bir sandalyenin prototipine konsantre olmak, uyandığında tekrar tekrar karalamak, onu hissetmek, üretmeden önce ona dokunabilmek, ürünün en iyi halini bulana kadar defalarca denemek, üretimi her zaman gelişime açık bırakmak, çevreci ve sürdürülebilir bir sonuç elde etmek… Tüm bunlardan aldığımız haz paha biçilemez.

Amazon Wooden Sürdürülebilirliği Önemsiyor

 Düşünün ki evinizde bulunan ahşap ürünler, sizin  karbon ayak izinizi silmek için çalışmaya devam ediyor. Tekrar etmek istiyorum, sürdürülebilir tek yapı malzemesidir ahşap. Çünkü karbon tutma özelliği olan tek yapı malzemesidir.  Bizim ülkemizde yaygın olmasa da Amerika, Avrupa, Japonya artık ahşaptan gökdelenler inşa etmeye başladı.

Geleceğin malzemesinin değerinin bilinmesi için Amazon Wooden olarak özveriyle çalışıyoruz. Ağaçlarımızı fidan halinden orman haline getiriyoruz. Ürünlerimizi onlarla yapmaya gayret ediyoruz. 

Ek olarak şunu söylemek isterim ki, Amazon Wooden sürdürülebilir bir yaşamı sadece yaptığı işle desteklemiyor. Biz gezegendeki tüm canlılara değer veriyoruz. Kapımızın önünde on adet, belki daha fazla sokak köpeği var. Hepsine bakmaya çalışıyoruz. İyi bir yaşamı tüm canlılar için istiyoruz.

İçinde yaşadığımız ekosisteme kazanç odaklı yaklaşmak yerine, ekosistemimizle uyumlu, doğaya dost bir üretim biçimi seçtik. Bu üretim biçimi aslında Amazon Wooden olarak nasıl bir yaşam tasavvur ettiğimizi gösteriyor. Dünyaya ahşap bir pencereden bakıyoruz biz. Bu pencereden içeri bakmak isteyen herkes, üretim yerimize davetli.

Sizleri ağırlamaktan mutluluk duyarız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir